Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlık bölgesine 500 metrekarelik bir alan üzerine cami inşa ettiriyor
Büyükşehir Belediyesi Asri Mezarlık bölgesine 500 metrekarelik bir alan üzerine cami inşa ettiriyor. Öncelikle akıllı bir proje olduğunun hakkını teslim edelim. Maalesef kent merkezinde özellikle cenaze namazları olduğu zaman trafik kilitleniyor. Pek çok vatandaşımız, merhum veya merhumeye karşı son vazifesini bile yerine getiremiyor. Asri mezarlıkta bir cami yapılması bu sıkıntıları belli bir oran düzeltecektir. Ancak burada asıl önemli olan muhalif bir belediyenin cami yaptırıyor olması. Allah'la aralarında antlaşma olduğunu, mukavele imzaladıklarını zannedenler, kendileri gibi olmayanların din düşmanı olduğunu iddia etmekten geri durmuyor. Yıllarca "Bunlar camileri eşek ahırına çevirdiler. Bunlar süngüyle namaz kılan mü'minlere taarruz ettiler" yalanlarını savunanların elbette Allah'tan korkusu yok. Ancak algı yaratabilmek için her türlü yalanı söyleyecek tiynette olduklarını da biliyoruz. Şimdi içlerinden, "Bari cami yapmasaydılar. Şimdi nasıl yalan söyleyeceğiz? Nasıl iftira atacağız" diye düşündüklerine kalıbımı basarım. En iyisi caminin bir yerlerinde artı işaretine benzer bir şey bulup, "Bunlar haç yapıyorlar" desinler. Gülmeyin... Onu bile yaptılar. Hatırlamıyor musunuz? Ulus Anıtı'na bile haç işareti diyecek kadar alçalmamışlar mıydı?..
Kırsal kalkınmaya bir destek daha
Büyükşehir Belediyesi şimdi de kendisine ait arzilerde yulaf ekiminin önünü açtı. Yulaf özellikle hayvan yemi olarak son derece değerli bir tarımsal ürün. Ülkemizde et fiyatlarının anormal arttığını biliyoruz. Aynı şiy süt ürünleri için de geçerli. Bir Avrupalı, Amerikalı hatta Afrikalı için et yemek gayet normal bir şeyken, bizim memlekette lüks olarak değerlendiriliyor. Halbuki et yemek; ekmek yemek kadar doğal bir şeydir. Gerçi şimdiki Z kuşağı bilmez ancak bizler et yemeyi, en temel insan hakkı olarak gören bir dönemi de yaşadık. Şimdi tavuk yiyene zengin gözüyle bakıyoruz. Her neyse, bu felaket dolu yıllar da geçer elbette... Büyükşehir Belediyesi hayvan yemi üretiminin önünü açarak, kırsal bölgede çalışan vatandaşlarımızın hayat standartlarını yükseltiyor. Eğer ki Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ni örnek alırsak, ülke genelinde et ve süt üretimimizi artırır ve yılda bir kere, o da Kurban Bayramında et yiyen çocuklarımızın yüzünü güldürürüz. Yılmaz Büyükerşen ve mesai arkadaşlarını tebrik ederiz.
Üzerinden 100 yıl geçmiş
İstiklal Marşı'mızın kabulünün 100'üncü yılını geride bıraktık. Bir şiir bu kadar mı etkili olur? Bizler için İstiklal Marşı yalnızca bir şiir değil, Türk'ün kahramanlığının vücut bulmuş hâlidir. Türk Milleti sistemli saldırılar, ırza tecavüzler, toplu katliamlar yaşadığı bir dönemde, Kurtuluş Savaşı'nı verdi ve kazandı. Zaten o savaşı kaybetseydik bir daha Anadolu'da Türklükten bahsedemeyecektik. Netice itibarıyla iyi ki Yunan kazandı diyenlerdenseniz bilemeyeceğim. Ancak İstiklal Marşı'nı duyup da kanı kaynamayanların, kanından şüphe ederim...