Eskişehir, 5 Mart 1950 tarihinde Porsuk Çayı’nın taşması sonucu büyük bir sel felaketi yaşar. O tarihte nüfus 90 bin dolayında… Yaklaşık 50 bin kişiyi açıkta bırakan büyük bir sel felaketinden bahsediyoruz. Öyle ki… Bu felakette 6 kişi boğularak yaşamını yitirir, 2 bin 500 ev yıkılır.
Eskişehir, 5 Mart 1950 tarihinde Porsuk Çayı’nın taşması sonucu büyük bir sel felaketi yaşar.
O tarihte nüfus 90 bin dolayında…
Yaklaşık 50 bin kişiyi açıkta bırakan büyük bir sel felaketinden bahsediyoruz.
Öyle ki…
Bu felakette 6 kişi boğularak yaşamını yitirir, 2 bin 500 ev yıkılır.
Devletin yaraları sarmaya çalıştığı bu dönemde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü.
O İnönü ki Türkiye’de tek partili dönemi bitiren, çok partili seçimlerin hayata geçirilmesini sağlayan kişi.
1946'da kurulan ve o yıl yapılan seçimlerde azınlıkta kalıp, 4 yıl sonra 14 Mayıs 1950 tarihinde 27 yıllık tek parti dönemini sona erdiren Demokrat Parti, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün sel felaketi nedeniyle Eskişehir’e geldiği Mart 1950’de muhalefette.
Cumhurbaşkanı İnönü, Eskişehir’de Vali Ahmet Kınık’ı ve selden zarar görmüş Eskişehirlileri ziyaret eder ama bir ziyaret daha yapar ki...
Bugün o çok ihtiyaç duyduğumuz “demokratik olgunluk” anlamında bir ders niteliği taşır...
Demokrat Parti Eskişehir İl Başkanlığı’nı ziyaret eder İnönü, Cumhurbaşkanı olarak.
İsmet İnönü, Türkiye’nin demokrasiye geçiş sınavı verdiği 1950 yılında Demokrat Parti Eskişehir İl binasını ziyaret ederken, aradan geçen 75 yıl ve demokratik gelişmelere rağmen bugün tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP’ye demediğini bırakmıyor…
Yargı aracılığıyla yapılan siyasi operasyonlar da cabası…
Bugün Türkiye’nin AK Parti’nin mevcut politikaları sonucu “parti devletine” dönüştüğü konuşuluyor…
AK Parti’nin kurucularından eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bile “Bizde Kemalist yargı vardı, kendi militan yargımızı oluşturduk. Bağımsız yargı falan bana artık masal gibi geliyor. Mazlumlar zalim oldu. Şu anda parti devletleşmiş, devlet de partileşmiştir” ifadesini kullanıyor.
Düşünün…
Nereden nereye…
Demokrasi anlamında ilerleyeceğimize daha da gerilemişiz…
Yazık.
Talat Yalaz 2 yıl daha Başkan!
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, ESTV yayınında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Öncelikle Eskişehir örgütünün, Cumhurbaşkanı adayını üyelerin seçecek olmasından memnun oluğunu aktardı.
Eskişehir’de 5 bin kişilik “Başlıyoruz” yürüyüşüne ilişkin sorumuza karşılık Yalaz, “Başlıyoruz kelimesini duyduk, heyecanlandık. Hemen arkadaşlarımla istişarede bulunup yürüyüş organize ettik…5 binden fazla insanla seçim dönemi olmayan bir konjonktürde çok coşkulu bir yürüyüş yaptık” yanıtını verdi.
Yalaz, genç, dinamik, parti içinde her kesimle diyaloğu sıcak tutan, ancak yeri geldiğinde masaya yumruğunu vurmayı bilen bir profil çiziyor.
Şu bir gerçek ki…
Erken seçim modundaki bir CHP ilçe ve il kongrelerini zamanında yapmaz. Tüzük gereği bir yıl erteleme imkanını kullanacak.
Bu durumda Yalaz, yaklaşık 2 yıl daha il başkanı.
Eğer kongre olursa il başkanlığına aday olduğunu da söylemeden geçmedi.
“Peki ya milletvekili adayı olur musunuz?” diye sorduğumuzda ise Yalaz’ın yanıtı, “CHP'de milletvekilliği yapmayı da iktidar partisinin il başkanlığını yapmayı da birbirine eşit görevler olarak görürüm. O zaman bakılır, örgütümüz ne görev verirse…” şeklinde oldu.
Yani olası bir erken seçimde aday olmayı isteyecektir.
Son derece doğal.
Kim olsa ister.