Emek Partisi İl Başkanı Ceren Kökoğlu, 2025 yılı asgari ücretinin açlık sınırının yüzde 18, yoksulluk sınırının ise yüzde 76 altında kaldığını belirterek, iktidarın ücretleri iyileştirmek yerine yoksulluğu kalıcı hale getirdiğini söyledi.
Emek Partisi (EMEP) İl Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından açıklanan ve yüzde 27 artışla 28 bin 75 TL olarak belirlenen asgari ücrete tepki göstermek amacıyla İsmet İnönü Caddesi’nde bir AVM önünde basın açıklaması yaptı. “İş emek özgürlük”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları eşliğinde açıklama yapan Ceren Kökoğlu, açıklanan asgari ücretin milyonlarca işçi için geçim koşullarını karşılamadığını söyledi. Açıklamaya Tüm Emeklilerin Sendikası Şubesi’de destek verdi. Emek Partisi İl Başkanı Kökoğlu, iktidarın bir kez daha milyonlar için geçim ücreti olmaktan çıkan asgari ücreti tırpanlayarak, açlık sınırının altında bir ücret belirlediğini kaydederek, “İşçiler bir yıl boyunca 28 bin 75 TL ücretle çalışmak zorunda bırakılacak. Buna karşın sarayın bir günlük harcaması 58 milyon TL. Asgari ücretli, günlük kazancıyla bir kilo et bile alamazken saray milyonları harcıyor. Bir tarafta işçinin emeği, alın teri üzerinden ortaya çıkan yüksek kârlar, kazanılan milyarlar; diğer tarafta açlık ve yoksulluk. İşte saray düzeninin işçi ve emekçilere reva gördüğü yaşam koşulu budur. Bir tarafta saraylar, bir tarafta yoksul kulübeleri. Sermayeye gelince bütçeden ayrılan devasa kaynaklar, işçi ve emekçilere gelince sadece karın tokluğu. Bu düzen değişmeli; bu düzeni değiştirmeliyiz. Asgari ücret belirleme sürecinde sendikalar, komisyonun yapısının antidemokratik olduğunu söyleyerek toplantılara katılmadılar. Yapılması gereken, milyonlarca işçiyi talepler etrafında birleştirmek ve işçi sınıfını örgütlemek iken; adeta sorumluluklarını üzerlerinden atıp kenara çekildiler” diye konuştu.
ARTIK GEÇİM ÜCRETİ DEĞİL
Bu tablonun, asgari ücretin bir geçim ücreti olmaktan tamamen çıkarıldığını açıkça gösterdiğine vurgu yapan Kökoğlu, “Bugün Türkiye’de çalışanların yarıdan fazlası asgari ücret ve civarında çalışmaktadır. 11 milyondan fazla işçi, asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında bir gelirle yaşam mücadelesi vermektedir. 2025 yılında asgari ücretin yıllık alım gücü kaybı 50 bin TL’yi aşmış, ücretler açlık sınırının yüzde 18, yoksulluk sınırının ise yüzde 76 altında kalmıştır. Buna rağmen iktidar, bu tabloyu değiştirmek yerine yoksulluğu kalıcı hale getirmeyi tercih etmektedir. Türkiye, Avrupa’da asgari ücretin en düşük olduğu ülkeler arasına itilmiştir. 2015 yılında Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip 14 AB ülkesi varken, bugün bu sayı yalnızca ikiye düşmüştür. Bu durum, iktidarın övündüğü ‘büyüme’nin emekçiler için hiçbir anlam ifade etmediğinin somut göstergesidir” dedi.
Kaynak : HABER MERKEZİ